27 Şubat 2012
Yol Ayrımı
Yol ayrımındayım... Önümde uzanan bir sürü yol var...
Kafamı karıştıran tabelalar, sürekli kulağımda çınlayan yol tarifleri, başımı döndüren rüzgarlar,
fırtınayla gözüme kaçan kum taneleri ve elinde hiçbir şey olmadan nereye gideceğine karar vermeye
çalışan ben...
İşte büyük resme baktığımda bunu görüyorum...
Gideceğim yolu seçmeye çalışıyorum... Kafamı her kaldırdığımda, önümü görmeye çalıştığımda rüzgar
daha sert esiyor sanki... Yüzüme çarpıyor... Fırtınanın savurduğu kum taneleri canımı acıtıyor.
Tabelalara bakıyorum hepsi bir başka yolu gösteriyor. Sonunu bilmediğim, göremediğim bambaşka
yolları işaret ediyorlar.
Sonra varmak istediğim yeri anlatmaya çalışıyorum etrafımdakilere... Ne ben tam anlatabiliyorum ne
onlar anlıyorlar...
Hepsi farklı bir yolu tarif etmeye çalışıyor, kimi ısrar ediyor seçiminde kimi bir kere söyleyip geçiyor.
Hepsi bir arada konuşup tahammül edemediğim bir gürültüyü oluşturuyorlar.
“Yeter artık susun!” demek istiyorum ama sesim çıkmıyor
Hep aynı sesi duyuyorum derinden gelen “hadi artık karar ver”
Kararsızlığımı anlatmaya çalışıyorum ama o dinlemek istemiyor...
Ve ben gözlerimi kapatıp fırtınanın dinmesini bekliyorum...
Bu aralar kim bana “nasılsın?” dese gözümün önünde bu tablo canlanıyor...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder